Şefkatli Eğitmen Olmak için

Şefkatli Eğitmen Olmak için

Şefkatli Eğitmen Serisi, Şefkatli Sınıf Kitabı’nın yazarları Sura Hart ve Victoria Kindle Hodson’un aynı isimli mailing serisinden çevrilerek, ilişki temelli öğretmenlik ve öğrenme konularında öğretmenlerle haftalık ipuçları paylaşmak niyetiyle hazırlandı.

Şefkatin olduğu yerde öğrenme de gelişir. 37 haftadan oluşan bu seri, sınıfta şefkatle güvenli öğrenme ortamları yaratmak için pratik ipuçları sunuyor.

Serinin öğrenme süreçlerinizde ve yaşamınızda barışı desteklemesini dileriz.

Kendilerinden sınıf yaşamına aktif olarak katkıda bulunmaları istendiğinde, öğrenciler genellikle hevesli katılımcılar olmaya meyillidirler. Şiddetsiz İletişimin özünde karşılıklı anlaşmaya dayalı bir vizyon yaratmak vardır.

Öğrencilerinizle birlikte geçirmek istediğiniz okul yılına dair bir vizyon belirleyin. Bu vizyonu yazın. Resimlerini çizin. Vizyonla ilgili konuşun. Ardından bu vizyonu ne tür davranışların destekleyeceği ile ilgili bir grup anlaşması yapın. Anlaşmayı çocuklara imzalatın ve görebilecekleri bir yere asın.

Öğrenmek öğrenciler için sınıfa getirdikleri bir sürü ihtiyaçtan sadece biridir. 

İlişki tabanlı bir sınıfta; güvenlik, güven, öğrencilerin ihtiyaçları, öğretmenlerin ihtiyaçları ve iletişim biçimleri kullanılan müfredat için tarih, yabancı dil, fen bilimleri ve diğer akademik konular kadar önemlidir. 

Sınıfta izlediğiniz müfredat bu değerleri nasıl yansıtıyor? Kullandığınız müfredatta bu değerleri daha güçlü yansıtmaya yarayacak değişiklikler yapmak ister misiniz?

Öğrencilerin güvende oldukları ve güvenebildikleri yerde öğretmenler de şefkat ve derinlemesine öğrenmenin tohumlarını bulacaktır.

Sınıfta güvenli alan ve güven tesisi için harcanan zaman, eğitimcilerin en çok arzuladığı şey olan derinlemesine öğrenmenin yeşerdiği şefkatli öğrenme topluluğunu yaratabilir.

Öğrencilerinizle birlikte, herkes için güvenlik ve güvenin önemini keşfedin. Bu süreç, tarihsel bir bağlamda gerçekleştirilebilir – dünyanın her bir parçasında yaşayan bütün insanlar için eskiden nasıl bir önem taşıyordu, şimdi hala nasıl bir önem taşıyor. Veya günümüz bağlamına taşınabilir ve bugünün olaylarında keşfedilebilir güvenlik ve güvenin önemi.

Grup anlaşmanızın ne kadar iyi işleyip işlemediğini birlikte değerlendirmek için önceliğiniz bu olsun. Sınıfın tüm üyelerinin güvenliğini ve güven duygusunu daha iyi desteklemek için bu keşfi sürdürüp geliştirin.

Öğretmenler ne yaşıyorsa öğrenciler onu öğrenir.

Öğretmenler öğrencilerin duygu ve ihtiyaçları ile empati kurarlarsa, öğrenciler,

1. İhtiyaçlarının dikkate alındığını,

2. Okuldaki  arkadaşlarının ihtiyaçları ile nasıl empati kuracaklarını öğrenirler.

Bu değerli öğrenme, sınıftaki duygusal güvenliği ve güveni artırır; bu durum da öğrenme sürecinde daha çok işbirliği ve dayanışmanın gerçekleşmesi ile sonuçlanır.

Bir daha, bir öğrenciyi “disipline etme”ye kalkıştığınızda, bunu yapmak yerine öğrencinin davranışının ardındaki duygu ve ihtiyaçlarını tahmin etmeyi deneyin.

Beynin duygusal merkezi öyle güçlüdür ki düşmanlık, öfke, korku ve kaygı gibi negatif duygular karşısında beynin fonksiyonlarını otomatik olarak temel hayatta kalma düzeyine indirir.  

Akademik veya sosyal baskıların, cezalandırılma tehdidinin veya akran zorbalığının baskın olduğu bir ortamın öğrencinin öğrenmesine yapabileceği etkiyi gözünüzün önüne getirin. 

Böyle bir ortamda, beynin akıl yürütme merkezi durur ve öğrenciler otomatik olarak kaçmaya, savaşmaya veya donakalmaya hazırlanırlar. Beyin hayatta kalma ihtiyaçları ile öylesine meşguldür ki öğrenciler zihnin öğrenme için gerektirdiği kompleks aktiviteleri yapamazlar. Merakları, öğrenme arzuları ve odaklanma becerileri abartılı bir tetikte olma hali ve  acil korunma ve güvenlik ihtiyacı tarafından gasp edilmiştir.  

Kendinizde ve öğrencilerinizde böyle durumların oluştuğu anlara bakın. Öğrenme ortamınızda duygusal güvenliği artırmak için ne yapabilirsiniz? 

Geniş kapsamlı bir duygu sözcükleri dağarcığı; insanın kendisi ile derin bir bağlantı kurma ve kendisini gelişmiş bir biçimde başkalarına ifade etme becerisi sağlar. Bu beceriler herhangi bir öğrenme ortamındaki şefkati güçlendirir.

Öğrencilerinize duygu sözcükleri dağarcıklarını geliştirmeleri için yardım edin.

Öğrencilerinizle birlikte duygu sözcüklerinin bir listesini yapın ve aradan kaç gün geçerse geçsin her gün listeye yeni bir sözcük ekleyin. Duygu sözcükleri listenizi sınıfınızda herkes için önemli olan bir yere yerleştirin.

Öğrencileriniz listede olmayan bir şey hissettikleri her seferde, onları duygularını yüksek sesle ifade etmeye veya tahtaya yazmaya davet edin.

Geniş bir yelpazeye yayılan ihtiyaçlar sözcük dağarcığı kendinizle daha derin bir bağlantı ve kendinizi başkalarına daha kolay ifade etme yetisi sağlar. Tüm yaşamınız boyunca önemini koruyacak becerilerdir bunlar.

Öğrencilerinize ihtiyaç sözcükleri dağarcıklarını genişletmeleri için yardım edin.

Aynı, duygu sözcükleri dağarcığınız için yaptığınız gibi öğrencilerinizle birlikte bir ihtiyaç sözcükleri listesi hazırlayın ve bu listeyi sınıfınızın önemli bir yerine koyun.

Her gün bu listeye yeni bir sözcük ekleyin ve bu uğraşı olabildiğince çok gün sürdürmeyi deneyin. İhtiyaçlarını ifade eden yeni bir sözcük keşfettikleri her seferinde, öğrencilerinizi bu sözcüğü yüksek sesle söylemeye veya tahtaya yazmaya davet edin.

Öğrencilerin okula getirdikleri yegane ihtiyaç öğrenme değildir. Aidiyet, eğlence, özgürlük ve hayata katkıda bulunma ihtiyaçlarını da getirirler. Bu ihtiyaçlar kabul edilip karşılanmadığı sürece kendilerini yeterince güvende hissedemez ve bunun sonucu olarak da öğrenme sürecine tümüyle odaklanamazlar.

Öğrencileriniz için bir ihtiyaçlar listesi yaratın – okula gelirken yanlarında getirdikleri tüm ihtiyaçları içeren bir liste. En az haftada bir, herkesten bu listeye bakıp ihtiyaçlarının okulda nasıl karşılandığını ifade etmesini isteyin.

Elde ettiğiniz bu bilgileri sınıf tartışmalarınızın temeli olarak kullanın.

İnsanın kendini acımasızca eleştirme ve yargılama hali genellikle başkalarını da eleştirmesi ve yargılamasıyla sonuçlanır. Unutmayın … başkalarına şefkat kişinin kendine şefkatiyle başlar.

İhtiyaçlarınıza şefkatinizi artırmak için kendinize yönelttiğiniz ahlakçı yargıları tercüme etmeye zaman ayırın.

Kendinizi yargılandığınızı fark ettiğinizde, bu yargıyı bir deftere not edin. Yargılarınızı, hemen o an duygu ve ihtiyaçlara tercüme etmeye vaktiniz yoksa; günün sonunda yargılarınızın üzerinden geçin ve not ettiğiniz her bir yargının ardındaki ihtiyacı belirleyin.

Temel, evrensel insan ihtiyaçlarından biri kendinin ve başkalarının iyiliğine katkıda bulunmaktır.

Bir eğitimci olarak her gün  bir sürü katkıda bulunuyorsunuz. Akademik “başarı” bu kadar çok vurgulanırken, yaptığınız duygusal katkılara da gereken değeri verdiğinizden emin olun. Bazen öğrencilerinizin sahip oldukları potansiyele ulaşma becerilerini geliştirme konusunda en çok işe yarayan katkılar, görünüşte en küçük olanlardır.

Kendinize zaman ayırın ve öğrencilerinize, çalışma arkadaşlarınıza ve ebeveynlere yaptığınız katkıları bir not defterine yazarak fark edin. Bağlantı kurduğunuz o kısacık anları; öğrencinizi can kulağı ile dinlemek, ona mevcudiyetinizi sunmak için kendi duygu veya ihtiyaçlarınızla bağlantı kurduğunuz zamanları fark edin.  Başarılarınızın izini sürün ve her başarınızı kutlayın.

Yaptığınız her şey, bir ihtiyaç karşılama çabasıdır.

Öğrenme ihtiyacınızı karşılamak için, biraz zaman ayırıp hata adını verdiğiniz şeylere bir bakın. Kendinizi yerden yere vurmak yerine, yapmış olduğunuz şeyi yaptığınızda hangi ihtiyacınızı karşılamaya çalıştığınızı belirleyin.

Sonra da, eylemlerinizle karşılanmamış olan ihtiyaçlarınızı belirleyin. Daha fazla ihtiyacınızı karşılamak için farklı yapabileceğiniz bir şey var mıydı?

Bu farkındalık sizin için yeni bir öğrenmeye vesile oldu mu?

Eğlence ve oyun temel insani ihtiyaçlardır, dinlenecek vakit bulamayan öğretmenler için bile.

Öğretirken eğlenemiyorsanız artık, öğrencilerinizin yaşamlarındaki eğlence ihtiyaçlarını karşılamalarına destek olmak için bir hayli çaba harcamak gerekebilir.  Eğlence için illa salıncakların, tahterevallilerin bulunduğu bir oyun alanı gerekli değildir. Nerede olursanız olun oyun oynayabilirsiniz – biraz yaratıcılık olsun yeter.

Eğlence/oyun ihtiyacınızı karşılamak için ne yapıyorsunuz? Yaptığınız şeyleri düzenli olarak mı yapıyorsunuz? Bir yerden başlamak ister misiniz?

Öğrencilerimizin düşünce ve duygularının bizim için önemli olduğunu bilmelerini istiyorsak, onları dinlemek ve görüşlerini dikkate almak için zaman ayıralım.

Günlüğünüze not alın: Öğrencilerinizi düzenli olarak dinlemek için zaman ayırıyor musunuz? Bu amaca yönelik olarak öğrencilerinizle bire bir toplantılar planlayabilirsiniz.

Dürüstlük, öğrencilerimizin geliştirmesi “gereken” bir kişilik özelliği olmaktansa evrensel bir ihtiyaçtır.

Genç insanların bize karşı dürüst olanlarını bekliyorsak -gerçeği gördükleri gibi konuşmaları- bu mesajı iletmenin en iyi yolu:

  1. Onlarla dürüstçe konuşun ve
  2. Duyduğunuzu onaylamıyor veya beğenmiyor olsanız bile, onlar konuştuğunda saygıyla dinleyin.

Söylediklerini beğenmeseniz de, onaylamasınız da bir öğrencinin anlattıklarını dinleyebilir misiniz? Eğer yapamıyorsanız bu becerinizi geliştirmeyi düşünün.

Öğrencilerimizle temas ettiğimiz her noktada, onları nasıl gördüğümüz ve onların neleri başarabileceklerine inandığımız bilgisini aktarıyoruz.

Siz öğrencilerinize hangi mesajları iletiyorsunuz?

Öğrencileriniz aşağıdaki cümleyi nasıl tamamlar?

“Öğretmenim  _____ sever.”

Öğrencileriniz sınıfın kapısından içeri girdiğinde onları; paylaşacakları düşünceleri, duyguları, ihtiyaçları, becerileri, ilgi alanları, yetenekleri ve armağanları ile bütünlüklü insanlar olarak mı görüyorsunuz? Yoksa tembeller, rahatsızlık unsurları, yabaniler, talepkârlar ve asiler olarak mı?

Her günün başında ve tüm yıl boyunca düşünceleriniz genellikle sözlerinizden çok daha yüksek sesle iletişim kurar.

Öğrencilerinizi düşündüğünüzde aklınıza gelen on tane tanımlayıcı sözcük veya ifadeyi hızlıca defterinize yazın. Öğrencileriniz hakkında düşündükleriniz onların davranış biçimlerini etkiliyor olabilir mi?

İnsanlar her şeyden çok hayata katkıda bulunmak isterler – armağanlarımızı paylaşmak isteriz.

Çok çeşitlidir armağanlarımız, yeteneklerimiz ; herkesin   sunacağı katkı biriciktir şu yaşamda. Öğrencilerinizin yeteneklerini görmek ve onların sunduğu armağanları almak, onların aidiyet ve hayata katkıda bulunma ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlar.

Sınıfınızdaki öğrencilerinizin bir listesini yapın (özellikle de bağlantı kurmakta güçlük çektiklerinizin) ve sundukları armağanları isimlerinin karşısına not edin. Listenizi düzenli olarak yeni armağanlarla güncelleyin.

Beden dili, “üzerine güç” veya “birlikte güç” kullanmak perspektifi ile mi konuştuğumuzu karşımızdakine geçirebilir.

Öğrencilerinize karşı nasıl bir beden diliniz var? Beden diliniz iletişim halindeyken neler söylüyor?

Boyları ne kadar kısa olursa olsun, “birlikte güç” perspektifinden konuşmak istediğimizi çocuklara iletmek için, onlarla göz teması kurarak konuşabilelim diye, çömelebilir veya  bir yere oturabiliriz. Bizden uzun boylu olan öğrencilerimizi de göz teması kurarak konuşabilelim diye oturmaya davet edebiliriz.

Öğrencilerinizin sizinle etkileşim halinde olduklarında hangi sıklıkla yukarı baktıklarına dikkat edin.

Öğrencileri dikkatle dinlemek onların dediklerine değer verdiğimizi ve onları ciddiye aldığımızı gösterir. Dinlemek öğrencilerin anlayış, bağlantı ve güven ihtiyaçlarını karşılar.

Sınıfınızda tek bir değişiklik yapabilecekseniz eğer, daha fazla dinlemek belki de değişikliklerin en önemlisidir. Herhangi bir gün boyunca, ne kadar konuştuğunuza ve ne kadar dinlediğinize dikkat edin. Zamanın yüzde kaçını konuşmaya, yüzde kaçını dinlemeye ayırıyorsunuz?

Öğrenme ihtiyacımızı kendimiz için yeni şeyler keşfederek karşılıyoruz, bize birinin anlattıklarını ezberleyerek değil.

Öğrencilerinizi bir sürü soru oluşturup sormaları, kendi çıkarımlarını yapmaları ve kendi teorilerini inşa etmeleri için cesaretlendiriyor musunuz? Öğrencilerinizin sorularını ciddiye alıyor ve onların kendi cevaplarını bulabileceklerine güveniyor musunuz?

Yoksa sınıfınız ağırlıklı olarak ders kitaplarının cevapları, sizin bilgi ve görüşleriniz için ayrılmış bir platform mu?

Öğrencilerinizin üzerinde cezalandırıcı güç kullanmamaya karar vermek kendi ihtiyaçlarınızdan vazgeçmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez.

İlişki temelli bir sınıfta, tüm sınıf topluluğunun ihtiyaçlarını karşılayacak stratejiler bulma niyeti ile her bir kişinin ihtiyacı dikkate alınır.

Sanki bir teraziymişsiniz gibi kollarınızı iki yana açın – elleriniz aşağı yukarı omzunuzun hizasında  olsun. Bir elinizde öğrencilerinizin ihtiyaçları, diğer elinizde sizin ihtiyaçlarınız. Nasıl dengeye getiriyorsunuz teraziyi? Bazı sınıflarda neredeyse tamamen öğrencilerin kefesi ağır çeker. Bazılarında ise kural dolu, meliler/malılar mamalılar dolu sınıflarda öğretmenlerin (veya idarecilerin) kefesi ağır çeker.

Teraziyi dengeye yaklaştıracak yollar bulabilir misiniz?

İnsanları veya başka şeyleri korumak için güce ihtiyaç duyulan zamanlar vardır.

Örneğin bir öğrenci, diğer bir öğrenciye vurmak üzereyse öğretmen bir yaralanmaya engel olmak için çocuklardan birini tutabilir. Ancak bu durumda güç, cezalandırmak için değil korumak için kullanılmıştır.

Sınıfınızda yanlış bir şey yapmış birini cezalandırmak için mi, yoksa sizin ve grubun değer verdiği şeyleri korumak için mi güç kullanıyorsunuz?

İlişki temelli bir sınıfta öğrenme ortamında sorumlu olan tek kişi öğretmen değildir. Öğretmenler, sınıftaki bağlılık ve canlılığa birincil olarak katkıda bulunan bireyler olmaları için; öğrencilere kendilerini ifade etmelerinin, başkalarını dinlemenin ve birbirleriyle bağlı çalışmanın  yeni yollarını öğrenecekleri fırsatlar sunarlar.

Öğrencilerinizin sınıf yaşantısına katkıda bulunmalarını teşvik etmek için neler yapıyorsunuz?

Öğretmenin öğrenciler arasında ve öğrencileri ile besleyeceği ilişki biçimleri bir niyet meselesidir. Temel soru, Sınıfınızda hangi tür ilişkiler beslemek istiyorsunuz? sorusudur. Niyetiniz netleştiğinde onu gerçekleştirme yollarını bulmak ve yaratmak da mümkün olur.

Sınıfınızda beslemek istediğiniz ilişki biçimlerine dair vizyonunuzu yazın. Halihazırda kullandığınız ve bu vizyonu gerçekleştirmeye katkı sunduğunu düşündüğünüz yol ve yöntemleri yazın. Bu ilişkileri besleyecek başka şeyler de aklınıza geliyor mu?

Öğrenciler için işbirliği içinde çalışmak şaşırtıcı derecede doğaldır.

Nasıl etkileşim kuracaklarına dair yeni seçimleri ve becerileri olunca, endişeleri duyulduğunda ve ihtiyaçları karşılandığında; birlikte çalışmanın, birlikteliğin en keyifli hali olduğunu anlarlar.

Öğrencilerinizi birlikte işbirliği içinde çalışırken izleyin. Heyecanın ve doğaçlama yürüyen problem çözme süreçlerinin farkına varın. Karşılıklı alışverişin ritim ve akışının sahip oldukları iletişim becerilerine bağlı olarak ilerleyişini fark edin.

İlişki temelli bir sınıfta, hem kendilerinin hem de başkalarının armağanlarının farkına varmaları için öğrencilere destek olunur. “Birbirine bağlar” ihtiyaçlarını karşılamaları için öğrencilerinize yardımcı olabilirsiniz.

Herkesin ihtiyacının karşılamak için öğrenciler kendi armağanlarını vermenin ve başkalarının armağanlarını almanın yollarını ararlar.

Öğrencilerden armağanlarının bir listesini yapmalarını isteyin (bu listeyi yazarak veya çizerek yapabilirler). Sınıf arkadaşlarının bu konudaki fikirlerini alabilirler. Öğrencilerin armağanları ile ilgili farkındalıklarını artırmak için bu listeleri okuyabilir veya sınıfta görebilecekleri bir yere asabilirler.

Her insan gibi genç insanların da en önemli ihtiyaçlarından biri özerkliktir. Vermeye en çok istekli oldukları zamanlar seçim yapabildikleri zamanlardır.

Öğrencileriniz sizden bir talep duyduklarında istediğinizi yerine getirme konusunda hevesli olmazlar. Öğrencilerden talep yerine ricada bulunmayı öğrenmek onların isteyerek verip almalarını mümkün kılar.

Bir öğrencinizden bir şey istediğinizde ricada mı yoksa talepte mi bulunduğunuzu fark edin.

İlişki temelli bir sınıfta, öğrenciler ve öğretmenler; öğrencilerin öğrenmeye istekli olduğu ve öğretmenlerin öğrencilerin öğrenmesini kıymetli bulduğu şeylere dayanarak, öğrenme kazanımlarını oluşturmak için birlikte çalışırlar.

Kazanımlar öğretmenler ve öğrenciler arasında süregiden diyalogla belirlenir, değerlendirilir ve revize edilir.

Öğrencilerinizin kazanımların belirlenmesi ve değerlendirilmesi sürecine hangi ölçüde katıldıklarına dikkat edin. Daha fazla katılımlarını arzu ediyorsanız, kazanımları onlarla belirleyip birlikte değerlendireceğiniz bire-bir toplantılar planlamayı düşünün.

Rekabetçi olmayan, ilişki temelli bir sınıfta grupla öğrenme yaklaşımı teşvik edilir. Ancak, bireysel çalışmak isteyen öğrencilere bu isteklerini rahatça hayata geçirebilmeleri için de bolca fırsat yaratılır. En önemlisi, öğrencilerin okul yaşamlarının her gününde çok sayıda sınayıcı ve başarılı öğrenme deneyimlerinin olmasıdır.

Siz en çok neyi önemsiyorsunuz; “kendi işini yapmayı” mı, yoksa birlikte çalışmaları gerekse bile, bütün öğrenciler için başarılı bir öğrenme deneyimi yaratmayı mı?

Hepimiz doğal vericileriz. Gençler de buna dahil.

Katkıda bulunmak öğrencilerimizin en temel ihtiyaçlarından biridir. Sınıfınızdaki öğrenciler size, diğer öğrencilere ve sınıfın işleyişine nasıl katkıda bulunuyor?

Öğrencilerinize üç basit beceriyi öğreterek sınıf içi çatışmaların %99unu sona erdirme gücüne sahip olur ve onlara yaşamları boyu hizmet edecek becerileri kazandırmış olursunuz.

Onlara;

  1. Duyguların farkına varma becerisini (kendilerinin ve başkalarını ),
  2. İhtiyaçların farkına varma becerisini (kendilerinin ve başkalarının) ve
  3. Herkesin en çok ihtiyacını karşılayacak şekilde strateji geliştirme becerisini

öğretebiliriz.

Bugünden başlayarak bu becerileri geliştirmek için neler yapabilirsiniz?

İhtiyaçlar en açık şekilde üç sözcükle ifade edilebilir, örneğin: “Netliğe ihtiyacım var”, “Dikkate ihtiyacım var”. İhtiyaçlar kişiye özgü değildir.

Yani, kendinizi, “Senin … yapmana ihtiyacım var” diyecekken duyarsanız bilin ki talep olarak duyulacak bir strateji dile getirmek üzeresiniz.

Bir dahaki sefere kendinizi “Senin … yapmana ihtiyacım var” diyecekken duyarsanız, durun ve söylemek üzere olduğunuz taleple yer değiştireceğiniz bir ihtiyaç sözcüğü bulun.

Düşünme biçiminizi bilinçli olarak seçebilirsiniz. Dinleme biçiminizi seçebilirsiniz. Konuşma biçiminizi seçebilirsiniz. Ne yapacağınızı seçebilirsiniz.

Davranışlarımızın istenmedik sonuçlarının çoğu bilinçsiz düşünme, dinleme, konuşma ve davranma alışkanlıklarımızın sonucudur.

Kendinizi bir düşüncenin ortasında yakalayın. Birini dinlerken kendinizi fark edin. Bir eylemde bulunurken bakın kendinize. Düşüncelerinizi, dinleme ve eyleme biçiminizi seçiyor musunuz?

Seçseydiniz hayatınızda neler farklı olurdu?

Bolluk dünyasında yaşıyoruz. Her bir ihtiyacımızı karşılamanın pek çok yolu var.

Yaşamınızdaki bolluğu artırmak için bir şeyleri belli bir biçimde yapmaya sıkı sıkıya bağlandığınız durumları fark edin.

Bu stratejiyle hangi ihtiyacınızı/ihtiyaçlarınızı karşılamak istediğinizi belirleyin. Bu ihtiyacı karşılayacak başka stratejiler düşünün.

Düşüncelerinizi ihtiyaçlarınıza odaklarsanız değerli vaktinizi yaratıcı bir biçimde bu ihtiyaçları nasıl karşılayacağınızın stratejilerini oluşturarak geçirirsiniz.

Böyle yaparak; memnuniyet, mutluluk, tatmin ve takdir duyguları üretirsiniz.

Bunun yerine eğer düşüncelerimizi sadece ne hissettiğimize odaklarsak tıkanıp kalırız. Bir duygunuzla bağlantı kurduğunuz her defasında bunu bir adım daha ileri götürün ve ihtiyacınızla da bağlantı kurun. Sonrasında doğal olarak bu ihtiyacı nasıl karşılayacağınızın keşfi gelecektir duygunuzda kalmak yerine.

Siz düşüncelerinizi nereye odaklıyorsunuz?

Sürekli olarak ihtiyaçlarınızı karşılamanın yeni yollarını öğrenebilirsiniz.

Öğrencilerinizin tartıştığını duyduğunuzda kendinizi üzgün hissederseniz uyum-ahenk, işbirliği ve sakinlik ihtiyaçlarınızı fark edebilirsiniz. Bu ihtiyaçlar zihninizdeyken onları karşılayacak olası stratejileri düşünmeniz mümkün olur.

Bir dahaki sefere bir ihtiyacınızın karşılanmadığını fark ettiğinizde öğrencilerinizle davranışlarına ve bu davranışların sizi nasıl etkilediğine ilişkin konuşun. Veya diğer öğretmenlerle , öğrencileri uyum-ahenk içinde davranmaya teşvik etmek için neler yaptıkları hakkında konuşun. Veya, bir-iki öğrenciyle bireysel görüşmeler yapın. Bir başka strateji de tartışan öğrencilerle biraz problem çözme egzersizi yapmak olabilir.

İhtiyaçları karşılamak, ister kendinizinkiler olsun ister başkalarının ihtiyaçlarını karşılamasına yardım etmek, devam eden bir süreçtir.

Bazen bu süreci adımlara bölerek düşünmek işe yarar. Kendi ihtiyaçlarınızın sorumluluğunu almak için aşağıdaki beş adımı deneyin:

  1. İhtiyacı belirleyin.
  2. İhtiyacı karşılamak için bir strateji seçin.
  3. Stratejiyi deneyin.
  4. Stratejiyi değerlendirin. İşe yarıyor mu?
  5. Stratejiyi revize edin veya başka bir strateji deneyin.

Bu adımları yararlı bulursanız öğrencilerinizle de paylaşmak isteyebilirsiniz.

Kaynak: Non Violent Communication: https://www.nonviolentcommunication.com/

Çeviri: Bediz Gürel

Facebook
Twitter

Son Yazılar

Kütüphane

Kronolojik Sırayla Üretimlerimiz

2010 yılında kurulan BBOM Derneği’nin vizyonu yıllar içinde çeşitli şekillerde tamamlandı, genişledi. Bugün geldiğimiz noktada katılımcı ve barışçıl öğrenme toplulukları vizyonuyla çalışırken bu yolculuğun meyvelerini

DAHA FAZLA»
Kütüphane

Arşiv: BBOM Güncel Okumalar ve Çeviriler

Doğu ve Batı Kültürleri Öğrenmeyi Nasıl Ele Alıyorlar? “Eğer Çocuklarımıza Barışı Öğretmezsek, Bir Başkası Onlara Şiddeti Öğretecektir” Çocukların Öğrenme Sürecini Anlamada Gözlem, Yorum ve Dökümantasyon

DAHA FAZLA»
Demokratik Yönetim

Bir İş Bölümü Çerçevesi: Sosyokrasi

BBOM Derneği ve BBOM Öğretmen Köyü Topluluğu üretim ve iş bölümü süreçlerinde somut bir yöntem olarak Sosyokrasiyi uygulamaktadır. Sosyokrasi topluluktaki üretim alanlarının, rollerin ve sorumlulukların

DAHA FAZLA»
Öğretmenlik

Şefkatli Eğitmen Olmak için

Şefkatli Eğitmen Serisi, Şefkatli Sınıf Kitabı’nın yazarları Sura Hart ve Victoria Kindle Hodson’un aynı isimli mailing serisinden çevrilerek, ilişki temelli öğretmenlik ve öğrenme konularında öğretmenlerle

DAHA FAZLA»